İstanbul Tatil, Turizm, Gezi ve Şehir Rehberi 2015

English

 

  İstanbul Şehir ve Gezi Rehberi   |

 
 
İSTANBUL Tatil, Turizm ve Gezi Rehberi
 İstanbul Rehberi
İstanbul Hakkında
Aktiviteler - Ne Yapılır?
Gezilecek Yerler
Yeme İçme - Ne Yenir?
Alışveriş - Ne Alınır?
Gece Hayatı
Faydalı Bilgiler
 İstanbul'u Keşfet
Tarihi Yarımada
Eminönü - Sirkeci
Haliç Kıyıları
Sahil Yolu - Yeşilköy
Beyoğlu - Taksim
Galata - Tophane
Beşiktaş - Ortaköy
Boğaziçi Avrupa Kıyıları
Boğaziçi Anadolu Kıyıları
Üsküdar - Kadıköy
İstanbul Çevresi Haftasonu
 Aktiviteler
Tematik Parklar
Saraylar ve Köşkler
Müzeler
Kaleler, Hisarlar ve Kuleler
Çeşmeler ve Sarnıçlar
Camiler
Kiliseler
Parklar ve Bahçeler
Meydanlar ve Caddeler
Boğaz Turu
Şehir Turu Otobüsü
Adalar (Prens Adaları)
 Gece Hayatı
Gece Kulüpleri ve Diskolar
Barlar
Şarap Evleri
 Yeme İçme
Restoranlar
Cafeler
 Alışveriş
Kapalı Çarşılar ve Marketler
Alışveriş Merkezleri (AVM)
Semt Pazarları
 Faydalı Bilgiler
Şehir İçi Ulaşım
Hava Durumu
Harita

 

 
 İstanbul > Aktiviteler > Gezilecek Yerler > Saraylar ve Köşkler İSTANBUL Şehir Rehberi

Beylerbeyi Sarayı, Beylerbeyi, İstanbul

 

1865 yılında yapılan Beylerbeyi Sarayı Anadolu yakasında İstanbul Boğaziçi Köprüsünün hemen altında Beylerbeyi semtinde oldukça güzel bir mekanda ziyaretçilerine güzellikler sunmakta ve İstanbul sarayları arasında önemli bir yere sahiptir. Beylerbeyi ve çevresinin yerleşim alanı olarak kullanılması tarihte oldukça gerilere, Bizans dönemine kadar gitmektedir. 18. yüzyılda yaşamış olan ünlü gezgin İnciciyan'a göre, Büyük Konstantinus'un diktirdiği bir haçtan dolayı Bizans döneminde "İstavroz Bahçeleri" adıyla anılan yöre, Osmanlılar döneminde de padişahların Has Bahçeleri'nden biri olarak kullanılmıştır. Yine İnciciyan'a göre buraya "Beylerbeyi" adının verilişi, 16. yüzyılda Beylerbeyi Mehmed Paşa'nın burada bulunan köşkünden kaynaklanmaktadır.

 

Çeşitli dönemlerde padişahların ilgisini çeken Beylerbeyi, yaptırılan kimi köşk ve kasırlarla yazlık olarak kullanılan bir niteliğe kavuşmuş, 1829 yılında Sultan II. Mahmud'un yaptırdığı ahşap Sahil Sarayı ile yeni bir hareket kazanmıştır. Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmud'un ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış mimarı Serkis Balyan'a yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkanlarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi bunlardan bazılarıdır. Tahttan indirildikten sonra Sultan II. Abdülhamid de 1918 yılındaki ölümüne kadar bu sarayda tutulmuştur.

Mimari ve İç Mekan
Batı üsluplarının Doğu üsluplarıyla kaynaştırıldığı sarayın iç mimarlığı, kullanım özellikleri açısından bir orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan geleneksel Türk Evi planına benzerlikler gösterir. Harem ve Selâmlık olarak iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, donatım ve süsleme açısından Harem'den daha zengin tutulmuştur. Yazlık bir saray olarak yaptırılmış bulunan Beylerbeyi Sarayı'nın alt kat orta salonunda batılı üslupta olmakla birlikte Osmanlı mimarlık geleneğinden gelen bir unsur olarak sıcak yaz günlerinde mekana serinlik katacak bir havuza yer verilmiştir. Mutfak ve depo olarak kullanılan bodrum katının üstünde iki kat bulunan sarayda 3 giriş, 6 salon ve 26 oda bulunmaktadır. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, Mısır'dan getirtilen hasırlarla kaplanmıştır. Çoğunluğu Hereke yapımı büyük boyutlu halı ve kilimleri, Bohemya kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon, Fransız ve Yıldız vazoları, sedefli mobilya takımları görülmeye değer sanat yapıtlarının yalnızca bir bölümüdür.

 

Boğaziçi'nin Anadolu kıyısında özel konumuyla dikkati çeken Beylerbeyi Sarayı'nı son dönem Osmanlı Sarayları'ndan ayıran yönlerinden birini de, yamaçlara doğru setler biçiminde yükselen ve bu yüzden "Set Bahçeleri" adıyla anılan bahçeleri, bu bahçelerde bulunan köşkler ve eski saraydan kalan büyük havuz oluşturmaktadır. Üst set bahçesinde bulunan havuzun çevresinde yer alan Sarı Köşk, saltanat atlarının barındığı devrinin en ilginç örneğini yaşatan Ahır Köşk ve II. Mahmut döneminden kalan ve Osmanlı Serdap Köşkü geleneğinin son uygulamalarından biri olan sel sebilli Mermer Köşk, sarayın ilgiye değer diğer yapılarını oluşturmaktadır. Batı ile ilişkilerin güçlendiği bir dönemde yapılan Beylerbeyi Sarayı'nın en ilginç yanı, Set Bahçeleri'nin altından geçen tarihi Tünel'dir.

 

Tünelin ortasında yer alan çeşmenin yazıtında, Sultan II. Mahmud'un adı geçmekte ve yapının tarihlendirilmesinde önemli bir ipucu oluşturmaktadır. Üst set bahçesindeki büyük havuz ve Mermer Köşk gibi II. Mahmud Dönemi'nden (1808-1839) kalan bu tünel, kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlarken, aynı zamanda yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını da kurmaktadır. Yapılan onarımlarla birlikte Beylerbeyi Sarayı, döneminin özgün bir yazlık sarayı olarak "Boğaziçi Kültürü" içinde yerini almış durumdadır.

Bahçelerinde ve tarihsel Tünel içinde oluşturulan kafeterya ve satış reyonlarıyla müze-saray olarak konuklara çağdaş düzeyde hizmetler sunulmaktadır. Öte yandan önceden belirlenen ve alınan izinlere bağlı olarak saray bahçesinde ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar düzenlenebilmekte, Tünel'de konulu sergiler açılmakta ve sergilere tahsis edilmektedir. Böylelikle günümüz insanına geleneksel saray atmosferini teneffüs edebileceği bir ortam sunulmaktadır.

Beylerbeyi Sarayı açılış saatleri: Pazartesi ve Perşembe günü hariç her gün 09.30-17.00 saatleri arasında açıktır.

 
 

 
 
 
 
   
 
İSTANBUL Turizm ve Gezi Rehberi